Temel Uygulamalar

Bu dokümanda Haritaları, Dışsallaştırmayı, Yeniden Yazma Konuşmalarını, Başarısızlık Konuşmalarını ve Dış Şahit Uygulamalarını inceleyebilir ve temel uygulamaları detaylıca öğrenebilirsiniz.

Narrative Terapi, temelde bir bakış açısı niteliğini taşır ancak insanlara yardım ederken belli temel uygulamaları da vardır. Bunlara haritalar adı verilir. Harita denmiştir çünkü arazi haritadan her zaman farklıdır. Yani uygulamadan kişinin ihtiyacına göre haritalar yol göstermesi için kullanılır.

Örneğin Merve kendisini çok zorlayan takıntılar nedeniyle terapiye başvurmuş olsun. Narrative çalışan bir terapist Merve’yle dışsallaştırma konuşmalarıyla kendisi ile problem arasında bir mesafe almasına yardımcı olur. Bunu problemi kişileştirerek vb. dışsallaştırmasına ve ardından bu problemin hayatındaki etkilerini ve bu probleme karşı pozisyonunu konuşarak yapar.

Ardından Merve probleminin ortaya çıkmadığı, ona karşı direndiği durumları konuştuğunda bu istisnai durumları terapist duyar ve bunları geçmişteki izlerini ve gelecekte tekrar ortaya çıkma olasılıklarını sorar. Bu Merve’nin hikayesinin Yeniden Yazma Konuşmalarıyla zenginleştirilmesi ve problem hikayenin tekelinin kırılması anlamına gelir.

Merve’nin bu alternatif yeni hikayesinde önemli rol oynayan figürler (gerçek ve hayali, insan ya da hayvan veya nesne, geçmişte kalmış veya kitap ya da film karakteri vb.) konuşulur ve Merve’nin hikayesindeki katkıları değerlendirilir. Böylece Merve problemin ona dayattığı yalnızlıktan kollektif bir bağlama yönelir.

Merve’nin problemle ilgili yaşadığı önceki başarısızlıklarını Başarısızlık Konuşmaları ile ele alınır ve bunların altında yatan toplumsal söylemler ve Merve’nin değerleri tekrar konuşulur.

Merve’nin süreçteki değişimleri ve yeni kimliği hayatında buna şahit olan kimselerin terapiye çağırılmasıyla güçlendirilir. Bu konuşmalar Dış Şahit Uygulamalarıyla yapılır.

Tüm gelişmeler ve süreç nihayetinde de Merve’nin probleme karşı geliştirdiği tüm beceriler belgelenir ve böylece kalıcı hale getirilir.

Kısaca anlattığımız Haritaların kullanımıyla ilgili aşağıda her bir harita hakkında detaylı bilgi verilmiştir.

DIŞSALLAŞTIRMA KONUŞMALARI

‘Bireyin içerisinde yaşarken karşı karşıya kaldığı problemi görmesi zor olabilir, tıpkı ayna örneğinde olduğu gibi. Aynayı kendine ne kadar mesafeli tutarsan kendini o kadar iyi görürsün, ancak aynayı yüzüne çok yaklaştırırsan hiç bir şey göremezsin.’

Narrative Terapi deyince bir çok kişinin aklına ilk önce dışsallaştırma konuşmaları gelmektedir. Temelde dışsallaştırma, kişinin problemleri içselleştirmesine karşı olarak çıkmıştır. Bu uygulamada temel felsefe ‘Kişi problem değildir, problemin kendisi problemdir’ fikri üzerinden şekillenmektedir. Yani, dışsallaştırma insanları etiketleyip, sınıflandırmak yerine sorunları, yaşanan problemleri sınıflandırmaktır. Kişi ‘ben depresifim, yetersizim’ diyerek bazı olumsuz kalıpları içselleştirmektedir. Temel amaç, kişinin içselleştirip kendi benliğine mal ettiği problemden, onun sebep olduğu inançlardan uzaklaşmak ve kişinin kimliğinden o problemi ayırmaktır. Böylece kişi kimliğine yüklenen utançtan uzaklaşır. Diğer taraftan da yaşadığı problemlere “benim yapım böyle” demek yerine sorumluluk alarak, hayatını bu problemlerin elinden almak için işe koyulabilir.

Problemi dışsallaştırmanın iki temel yöntemi vardır:

  1. Problemi kişileştirme: Kişiye yaşadığı problemi, ona yaşattığı deneyimi de göz önüne alarak bir şeye benzetmesi istenir. Bu bir nesne, canlı hayali ve gerçek bir karakter olabilir. Örn: Bir öğrenci yaşadığı sınav kaygısını, kendisini içine çeken “siyah bir dumana” benzetebilir. Yahut bir takıntıyla uğraşan bir kişi, takıntısını onun herşeyini vaktini, mutluluğunu çalan bir “hırsıza” benzetebilir.
  2. Kişinin kendisiyle ilgili kullandığı sıfatlar, isme çevrilebilir. “Tembelim” “Dağınığım” gibi ifadeler “tembellik” ve “dağınıklık” olarak isme çevrilir ve bu şekilde konuşmada kullanılır.

Örn: “Dağınıklık” hayatınızı nasıl etkiliyor biraz anlatabilir misiniz? Gibi.

Bir kere problem dışsallaştırıldıktan sonra başka sorularla dışsallaştırılan problem ve etkileri daha da detaylandırılmaya başlar. Aşağıda bununla ilgili kullandığımız soru örnekleri yer almaktadır. Noktalarla boşluk bırakılmış yerlere problem verilen isim gelmektedir.

ÖRNEK DIŞŞALLAŞTIRMA SORULARI

  • Bu probleme hangi ismi verirdiniz? Bir ismi var mı?
  • Bu ..(probleme verilen isim)..’nin Üzerinde nasıl bir etkisi var, etkileri neler?
  • Bu … senin yaşantın için sorun teşkil ediyor mu? Eğer sorun teşkil ediyorsa, nasıl olduğundan bahseder misin?
  • … ‘nın senin hayatına girmek için kurduğu taktikler neler?
  • … ne yaptığını görürse bundan hoşlanmaz? (Probleme dair sorularda güçlü olduğu yerleri sorduğumuz gibi problemin zayıf olduğu yerleri de soruyoruz.)
  • … ne yaptığını görürse bundan hoşlanmaz?
  • … seni neye ikna etmeye çalışıyor?

Dışsallaştırmanın sonlandırılmasının tek bir kuralı, kalıbı, yolu yoktur. Belirli bir yapılması gerekenler listesi de yoktur. Ancak çoğu zaman yukarda verilen sorularla problem dışsallaştırıldıktan sonra kişinin probleme karşı bir pozisyon alabilmesini sağlayan pozisyon haritaları uygulamalarına geçiş yapılır. Terapist ve danışan bu haritadaki basamaklarda ne kadar kalacağını uygulama alanında haritasını kendi belirleyebilmektedir (dışsallaştırmanın süresi, hangi seansta ne kadar kullanılacağı gibi net kurallar yoktur). Danışan ve terapist olumsuz bir noktada kalmadığı müddetçe süreç sonraki seanslara sarkabilir. Terapist seansın akışına göre pozisyon haritasında istediği basamakta uzunca kalabilir, bir basamağı ev ödevi olarak verebilir. Ayrıca konuşmanın başında olmak haritanın birinci basamağında olmak demek değildir.

DIŞSALLAŞTIRMA POZİSYON HARİTASI

*4 basamaktan oluşmaktadır. Oluşturulurken Vygotsky’nin çalışmalarından faydalanılmıştır.

  1. Problemi İsimlendirme
  2. Problemin Kişinin Hayatındaki Etkilerini Anlama
  3. Problemin sonuçlarını değerlendirmek.
  4. Gerekçelendirmek, Sonuçların altını doldurmak

Dışsallaştırma konuşmalarının kullanımıyla ilgili daha bir çok teorik ve Pratik incelik vardır. Burada konuya giriş yapılması amacıyla çok sınırlı bir bilgi verilmiştir.

YENİDEN YAZMA (RE-AUTHORİNG)

Yeniden yazma uygulaması, Narrative terapide temel amaç edinilen ‘alternatif öykünün kalınlaştırılması’ fikrini destekleyen uygulamalardan biridir. Bu tekniğin uygulanmasındaki amaç, danışanın kendisini ve yaşadıklarıklarını  anlamlandırırken kullandığı problem öyküsüne alternatif başka hikayeler geliştirmektir.

Aslında birey sadece hayatındaki problematik öykülerden ibaret değildir, onun hayatında kimliğini inşa eden birden fazla öykü bulunmaktadır. Terapistin hedefi ise, problem öykünün sesinin kısılarak, alternatif öykülerin güçlendirilmesinde rehberlik etmektir.

YENİDEN YAZMA KONUŞMALARI POZİSYON HARİTASI

Yeniden yazma uygulaması danışanın problem öyküsünde bulunan istisnai bir durumdan (bizi alternatif hikayeye götürebilecek olumlu paylaşımın başlangıcı) yola çıkılarak yapılacağı gibi, danışana son zamanlarda bu problem dışında hayatında olup bitenleri, iyi giden şeyleri sorarak da başlatılabilen bir tekniktir.

Yeniden yazma konuşmaları yapılırken, kullanılan haritada, 2 temel kısım vardır; eylem ve kimlik alanı. Eylem alanı, bireyin öyküsüyle ilgili olayın gerçekleştiği yeri, zamanı, o esnada eşlik eden durumları, yakın geçmişte başından geçenleri içerir. Amaç, bizi alternatif öyküye ulaştıracak olayı ayrıntıları ile yeniden hatırlatmak, önemli noktaların üzerinden geçmek, danışanın kendi öyküsüne farklı bir bakış açısı ile bakmasını sağlayabilmektir. Kişi problem hikayesine tam uymayan bir durumu veya eylemini anlattığında  “eylem alanıyla” ilgili sorulacak sorular şu şekildedir;

  • Bana tam o esnada neler olduğunu biraz daha anlatabilir misin?
  • Neredeydin, etrafında neler vardı?
  • Bu bahsettiğin olay tam olarak hangi zamanda gerçekleşti?
  • Yakın zamanlarda buna benzer bir şey yaptığın olmuş muydu?

Ikinci kısmı ise kimlik alanı oluşturmaktadır. Burada soruların muhtevası, kişinin niyetleri, amaçları, değerleri, bir davaya bağlılığı/adanmışlığı, umutları ve hayalleri üzerinden şekillenmektedir. Eylem alanında hikayenin dış kabuğu örülürken, kimlik alanı soruları ile içi doldurulmaktadır. Dolayısıyla kişinin anlattığı eylemin altındaki niyetleri, amaçları, değerleri ortaya çıkarabilecek sorular şu şekildedir:

  • Bu paylaştığınız öykü, yaptığınız şey sizin önem verdiğiniz şeyler hakkında bize neler söylüyor olabilir?
  • Bu durumdan beklentiniz, umutlarınız nelerdir? Bu umutların sizin sahip olduğunuz değerlerle ilişkisi nedir?
  • Bu sabah uyandığında köpeğini veterinere götürmek senin için işten daha önemliydi, sence sahip olduğun hangi değer senin böyle bir adım atmanda etkili oldu?
  • Attığın bu adım, şuan hayatında olan insanlarla ilişkilerinde nelere hassasiyet gösterdiğini söylüyor?
  • Bu değerler sizin için ne zamandan beri önem taşımakta?
  • Senin için önemli olan bu değer, niyet veya amaca gelecekte de sahip olmak ister miydin?
  • İnsanlar önümüzdeki günlerde neler yaptığını görse bu değere hala sadık kaldığını düşünür?
  • Bu yaptıklarını yapmaya devam etsen, yıllar sonra geriye baktığında nasıl bir hayat yaşamış olduğunu görürdün?
  • Böyle bir hayatı yaşamış olmak senin nasıl bir insan olduğunu gösterirdi?

Yeniden yazma uygulaması esnasında terapist, eylem ve kimlik alanı ile ilgili soruları özgürce sorabilmektedir, öncelikle eylem alanı soruları veya kimlik alanı sorularının sorulması zorunlu değildir. Hem bu iki alan arasında hem de şu andan başlayıp yakın geçmişe ve uzak geçmişe oradan yakın geleceğe ve uzak geleceğe uzanan sorularla adeta bir tezgahta halının dokunması gibi kişinin alternatif öyküsü dokunmaya çalışılır. Yeni alternatif öyküyle, problem öykünün kişinin hayatındaki ağırlığı azalacaktır.

BAŞARISIZLIK KONUŞMALARI

Narrative Terapi, kişinin hayatında isteklerini gerçekleştirmek için çabalarken başarısız olduğu durumları da söylem analizine tabii tutarak incelenmesinden yanadır. Kişileri elde etmekte başarısız olduğu isteklerin aslında kimin isteği olduğunu, toplumsal söylemlerin bunları istememizde ne kadar etkili olduğunu sorgular. Bu istek ve beklentilere neden uymak istediğimizin altındaki güç ilişkilerini de ortaya koymak ister. Yine bunlara uymak için ortaya koyduğumuz gayreti takdir eder ve başarısızlık olarak gördüğümüz bu durumlarda aslında bize kalan başka değerler ve deneyimler var mı bunları keşfetmemize yardımcı olur. Böylece kimlik alanında kendimizi daha fazla tanımızı hedefler.

Narrative terapinin kişiyle başarısız olduğu düşündüğü bir konuşmada soracağı sorulardan bazıları aşağıdaki gibidir:

Hayatında hiç senden beklenen davranışlara konuşmalara veya nasıl olman gerektiğine dair beklentilere uymadığın veya buna ayak uyduramadığın oldu mu ? Bunu hissettiğin zamanlara dair bir hikayen var mı ? Sende işe yaramayan beklentilerden bahseder misin biraz?

  1. Buna katkı yapan hayat tecrübelerin veya toplumsal cinsiyet gibi şeyler nelerdir? Sence başka insanlar da buna benzer şeyler yaşıyor olabilir mi ?
  2. Bunlara ayak uyduran kişilere neler vaad edilmiştir? Bu söz verilen ödüller ne kadar gerçekçi?
  3. Bu duruma uymak için kendini şekillendirirken  nasıl bir güç sarfettin ?
  4. Kendini rahatlatmak ve daha fazla kendini şekillendirmemek için nelere karar verdin ? Diğeri yerine bu sefer neler yaptın?
  5. Bu çabanda sana hangi değerin ve inancın yardımcı oldu ?
  6. Bu zamanlarda insanlarla nasıl ilişkiler kuruyorsun ?
  7. Bu zamanlarda nasıl tecrübeler edindin?
  8. Bunu yapmaya devam edersen olabilecek şeyler hakkında nasıl umutların var?

DIŞ ŞAHİT UYGULAMASI

Narrative terapinin mottosu olan “kişiler problem değildir, problemin kendisi problemdir” sözünün devamı “ ve çözüm bireysel değildir” şeklindedir. Narrative terapi gerçekten de çözümü sadece bireysel bir gelişim olarak görmez. Bir hikayenin ne kadar çok kişi tarafından görülür, kabul edilir ise o kadar güçlendiğini kabul eder. Dolayısıyla problem hikayeye alternatif olarak gelişen diğer hikayelerin detaylandırılması gerektiği gibi diğer insanlarla şahitlendirilmesi de gerekmektedir. Örneğin üniversiteden mezun olduğunuzu ama mezuniyet töreni yapılmadığını düşünün, bu başarınızın şahitlendirilmemesi hakkında neler hissederdiniz, neler düşünürdünüz? Benzer şekilde problem hikayesine karşı verdiği mücadele ve çabaların görülmesi gerekir, şahitlendirilmiş başarılar ve öyküler daha da güçlenecektir. Narrative terapi uygulamalarından biri olan dış şahit uygulamasında bu şahitlikler ile kişinin yaşadığı bağlam ile ilişkileri arttırılmaya çalışılır.

Dış şahit uygulamalarında seansa davet edilen kişi/kişiler dinleyici görevindedir. Bu kişiler genellikle danışanın bir arkadaşı, tanıdığı ya da terapistin hali hazırda benzer bir problemi deneyimlemiş danışanlarından biri olabilir. Seans terapist ve danışanın problem ile ilgili konuşmaları ile başlar. Bu ilk süreçte dış şahit sadece dinleyici olarak seansa katılır. Sürecin bu şekilde işleyeceği öncesinde dış şahite ve danışana belirtilir.

Danışanla olan konuşmanın ardından terapist dış şahitlere sorular sormaya başlar. Burada amaç şahitlerin duydukları şey ile ilgili bir değerlendirme yapmaları değildir bunun yerine geçmiş yaşantılarını, zorluklarını da göz önüne alarak bu şahitlik ettikleri konuşmada onlar için nelerin öne çıktığını paylaşmalarıdır. Danışanın anlattıklarının onlar üzerindeki etkilerini paylaşmaları ile danışan ile şahitler arasında bir bağ kurulması, kollektif yapının oluşması hedeflenir.

Bu paylaşım sürecinde dış şahitlere aşağıdaki sorular sorulur:

  • Karşınızdaki kişi hayatı hakkında konuşurken hangi kelimeler/ifadeler dikkatinizi çekti?
  • Dikkatinizi çeken bu kelimeleri düşündüğünüzde, o kişi ve hayatı ile ilgili nasıl bir imaj aklınıza geliyor?
  • Neden bu kelime ve imajlar dikkatinizi çekti? Hayatınızda nereye dokundu?
  • Bu deneyim size neyi düşündürüyor? Bu düşünceleriniz hangi bakımdan sizin için onaylandı, çelişti veya değişikliğe uğradı?

Dış şahitlerle yapılan konuşmanın ardından terapist tekrar danışana yönelir ve aynı sorular dış şahitlerin paylaşımı ile ilgili danışana da sorulur. Sonuç olarak bu uygulama dış şahitler ve danışan için de dikkat çekici bir deneyimdir. Bu uygulamanın sonunda danışan bu problemle uğraşan tek kişi olmadığını öğrenir. Problemi için alternatif çözüm yolları bulmaya çalışır böylece terapi, bir odada iki kişi arasında geçen bir durumdan çıkıp, danışanın sosyal bağlamında gerçekleşen kollektif bir çalışmaya dönüşür.

YENİDEN ÜYE YAPMA KONUŞMALARI

Kimliğimiz şekillenirken hayatımızdaki kişilerin etki ve katkıları kaçınılmaz olarak vardır. Bizi biz yapan hikayelerimiz, diğer bireylerle kurduğumuz ilişkilerin, onların hayatımızdaki yerinin, etkilerinin izini taşımaktadır. Michael White, her insanın, onun hayatında iz bırakmış veya halihazırda etkisi olan insanlardan ulaşan bir yaşam kulubü (clup of life) olduğunu söyler.  Bir kişi seansa getirdiği öyküsü ile de aslında yaşam kulubündeki bir çok kişiyi de beraberinde danışma odasına getirmektedir.

Bu sebepten, yeniden üye yapma uygulamalarında amaç, danışanın yaşamındaki bu kişilerin hayatına katkısını, hikayesindeki yerini tespit ederek, bu kişiler ve bağlantılar aracılığıyla danışanın alternatif öyküsünü kalınlaştırmaya yardımcı olmaktır. Bu yapılırken kişinin yaşam hikayesindeki bu kişilerin yaşam kulüplerindeki üyelikleri gözden geçirilir. Böylece bazı karakterler hatırlanarak yaşam kulubünde daha üst bir üyeliğe geçilirken, bazı karakterlerin üyeliği daha alta bir pozisyona düşürülebilir. Yani bir kişi hikayesinde kendisinin yeteneklerini ilk gören unuttuğu ilkokul öğretmeninin üyeliğini yükseltebilirken, hayatında devamlı kendisini eleştiren bir arkadaşının üyeliğini daha aşağıya çekip ondan daha az etkilenmeye karar verebilir.

Yeniden üye yapma uygulaması, dış şahit gibi bireyin somut olarak danışma ortamında bulunmasını gerektiren bir uygulama değildir. Yeniden dahil edilen kişi, bazen danışanın bir yakını/akrabası, bazen bir hayali kahraman, bazen vefat etmiş biri, bazen de hiç hayatta olmamış biri olabilir.

Bu uygulama, aynı zamanda yeniden yazma uygulaması ile birlikte kullanılabilmektedir, yeniden yazmanın uygun bir noktasına bu soruları da dahil etmek alternatif öyküye giden yolda danışana büyük bir destek sağlayacaktır. Yeniden dahil etme tekniğini uygularken sorulabilecek sorular şu şekildedir;

  • Bu kişinin sizinle ilgili sahip olduğu hangi bilgi size saygı duymasına sebep oluyor?
  • Sizinle ilgili olarak, en önemli olduğunu düşündükleri değer, niyet nedir? Bunu nerden biliyor/lar?
  • Seçmiş olduğunuz akademik çalışmaya inanmalarına katkı sağlayacak ne yaptığınıza şahit oldu/lar?
  • Bu kişiyi tanımak hayatınızı hangi yönlerden şekillendirdi?
  • Sizi bu şekilde etkilediğinden haberi var mı? Bilse ne olurdu?
  • Siz hayatınızı etkileyen bu kişiye nasıl bir katkı sağlamış olabilirsiniz?

Yeniden üye yapmanın çok güzel bir tarafı sadece diğer insanların o kişinin hayatına yaptığı katkıları değil, o kişinin de hayatındaki diğer insanlara yaptığı katkıları da dile getirmesidir. Bu ilişkilerdeki karşılıklılığı vurgular. Kişiyi sadece diğer insanlardan alan değil, onlara veren bir pozisyonda da olduğunu hatırlatır ve kişinin kendisini de değerli bir poziyona koymasına olanak sağlar.

YAZILI BELGELER

Narrrative Terapi, hikayelerin kalınlaştırılması ve kalıcı hale getirilmesi için söylenilenleri yazılı hale getirilmesinin önemli olduğunu düşünür. Söylenilenleri yazıyla korumak ve başkalarının şahitliğine açık hale getirmek amaçtır. Yine bu kayıtlar kişinin terapi bittikten sonra da bakıp güç alabileceği başvuru kaynakları olarak kullanılmaktadır. Narrative terapide seanslardan sonra danışanlara yazılan mektuplar, beraber tutulan terapi günlükleri, probleme yazılan mektuplar, hayatlarındaki önemli kişilere yazılan mektuplar ve terapiyi sonlardırırken verilen sertifikalar olmak üzere çeşitli şekillerde yapılmaktadır.

Seansların ardından danışanlara yazılan mektuplarla onların hayatlarına şahit olduğumuz gösterilebilir. Bu mektuplar,  onları sadece etkileyen değil, onlardan etkilenen bir kişi olduğumuzu da gösterir. Aşağıda çocuk bir danışana yazılmış böyle bir mektup örneği görülmektedir.

Benzer şekilde danışanlar ve terapist her seansta o seansta neleri konuştuklarının, hangi becerileri ve zorlukları tanımladıklarının ve bunlarla ilgili ne yapmaya karar verdiklerinin kaydını bir defter aracılığıyla tutabilirler. Bu defter terapi sürecinin bir kaydı, bir şahidi haline gelebilir. Yine danışan zorlandığında bu defteri bir başvuru kaynağı olarak da kullanabilir.

Narrative Terapinin sıklıkla kullandığı bir başka yazılı doküman da başarı belgeleridir. Kişinin bir şeyleri başardığı veya terapi sürecini bitirdiği zamanlarda kullanılır. Aşağıda buna bir örnek bir başarı belgesi yer almaktadır.